KISSADAN HİSSELER – 52

KISSADAN HİSSELER – 52
ATAMAYA BAK ATAMAYA
Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurulu Yönetim kuruluna atanlardan dört tanesi Zaman gazetesi yazarı yani cemaatten.Bu özellikleri yanında tescilli Atatürk ve Cumhuriyet’e karşı düşmanca tavır içinde oldukları nitelemesi ve bu şekilde değerlendirilmeleri seçilmeleri için geçerli bir neden. Hele ikisi var ki al birini vur diğerine. Biri Mümtaz’er Türköne TSK lerine her fırsatta kin ve nefret kusan ve AKP milletvekili aday adayı diğeri TSK’den irticai faaliyetleri nedeniyle ihraç edilmiş İskender Pala.
İlk yapacakları iş odalarında ki Atatürk resimlerini kaldırmak sonra da kurumun adındaki Atatürk’ü yok etmek olacaktır.
Bu arada bu atamaların Karşı Devrime giden bu yolda Atatürkçü kuruluşları ele geçirmede Cumhurbaşkanı’nca atılmış bir adım olduğunu ve söylediği “…cumhuriyet döneminin sonu geldi” sözünün gereğini yaptığını belirtmeme gerek var mı?
SONUCU VAHİM OLDUMU?
Fransız parlamentosunda ‘1915 olayları ile ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılacağını içeren’ yasa tasarısı görüşüldü ve Cumhurbaşkanı Sarkozy’in çabasına rağmen çok az bir milletvekilinin katılımı ile kabul edildi ve senatoda görüşülürse yasalaşacak. Yani Sakozy fare doğurdu.
Bu yasa teklifi duyulunca daha önceki yasa tekliflerinde olduğu gibi özellikle 24 Nisan öncesinde olduğu gibi Türkiye hareketlendi siyasetçisi, ticaretçisi, bilim adamı veryansın etti. Hele RT nin Sarkozy’e mektup göndererek ’…telafisi mümkün olamayacak adımların atılmasını engelleyeceğinizi umuyorum…’ yoksa sonucu vahim olur ve bir dizi tedbirler uygularız şeklinde dayılanması protestoların en babayiğidi idi. Aynı İsrail’e, Kıbrıs Rum Kesimine, Suriye’ye yaptığı gibi.
Uygulanacak tedbirler açıklandı hepsi basit ve sıradan tedbirler. Aynı yasayı 2005 te kabul eden İsviçre’ye yaptıklarımızdan bir farkı yok. Ne getirmiş, ne götürmüş bir bakın yasa orada duruyor tedbirler unutuldu gitti. Bu tedbirlerde ne Fransa’yı, ne halkını rahatsız eder bunun ilk aşama olması da Fransız’lara vız gelir tırıs gider. Aynı İsrail, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Suriye ile olduğu gibi. Şimdilik sonucu vahim olan bir uygulama yok gibi geliyor bana. 1982 den beri 22 ülkede kabul edilen Soykırım yasalarına karşı ne yapabilmişiz ki?
Bundan sonrasında yapılacaklar yok mu? Bu oylama bize ders olmalı ve özellikle 2015 yılında olayların 100 üncü yılında ki çıkabilecek yasalara karşı şimdiden bir önlem almaz ve 1915 olaylarını anlatamazsak hele buna yok derken ve “…tarih yazmak siyasetçilerin işi değildir konuyu siyasetçilere bırakalım” deyip Dersimi katliam diye iç siyaset uğruna kullanırsak sonuç bizim için vahim olur.
Kısaca karpuzcu daha geriden geliyor bunlar fındık, fıstık ve erikçi bilmem anlatabildim mi?
NİCELİK Mİ NİTELİK Mİ?
Fransız parlamentosunda kabul edilen yasa 50 milletvekilinin 8 inin red oyuna karşılık kabul edilmiş. Aynı şekilde ABD de “ Türkiye’de Hıristiyan mirasının korunması ve el konmuş kilise mallarının iadeye davet etmek “ yasası 2 ye karşı 1 oyla kabul edilen bir yasa var ki yenir yutulur değil. Lozan anlaşmasını tersine çeviriyor.
Biz yasaların niteliğinden çok niceliği yani sayısal çoğunlukla uğraşıyor ve ne kadar az katılım olursa onu kar sayıyoruz. Unuttuğumuz istenilenin hasıl olduğu ve yasanın geçtiği. Sonrada senatoda geçmez deyip yan pala yatıyoruz ta senatoda oylama gününe kadar. Hâlbuki niceliğe değil niteliğe baksak ve tedbirimizi buna göre alsak daha hayırlı olur ve kendimizi kandırmayız.
MİLLETVEKİLLERİ MAAŞINA ZAM YAPMIŞLAR!
Milletvekilleri kendi maaşlarına zam yapacağı zaman gizli kapaklı çalışır, bir gece yarısı bir kanunun ilgili yerlerine bir iki ilave yaparlar ve bir bakarsınız o ilave onlara maaş zammı olarak dönmüş. Bu seferde öyle yapmışlar ama ölçü kaçmış. Hele danışmanlarına yaptıkları zamdan sonra kendilerine yüzde doksanlara varan zam ‘zenginin parası züğürdün çenesini yorar’ deyişinin gerçek olmasına sebep oldu.
Ancak bu zam beni hiç ilgilendirmiyor çünkü ‘Tuzu Kuru Hüseyin Efendinin Torunu’ olarak çenemi yoramam. Ama AKP li milletvekillerinin oyları ile kabul edilen bu yasaya karşı bu partiye oy veren yüzde ellilik kitle ne düşünüyor merak ediyorum, yandaş medya konuyu görmezden gelip haber yapmadığına göre haberleri yok! Gerçi haberleri olsa helal hoş olsun dediklerini ümit ederim yoksa oylarına yazık olur. Malum RT ne diyordu “…biz millet iradesiyiz, biz istemeden hiçbir yasa çıkarılamaz” al sana millet iradesi tepe tepe kullan. Milletvekili ve danışmanlarının maaşına, vatandaşın hastane ve ilaç ücretlerine katkı payına zam.
YENİ DEMOKRASİ PAKETİ
Bu AKP hükümeti çıkardığı başarısız açılım ve paketlerle akılda kalacak. Açılımları malum fos çıktı, paketler ise evlere şenlik. Son paket ileri demokrasi paketiydi anayasada değişiklik yapıldı, bırakın ileri demokrasiyi normalini mumla arar olduk. 2005 de ki demokrasi paketi ise kanayan yara.
Şimdi bunları düzeltmek ve yargıyı hızlandırarak uzun tutukluluk sürelerine son verecek bir paket hazırlıyorlarmış. Bu paketle “Şiddet içermeyen her düşünce serbest kalacakmış” Diğer bir deyişle şu an şiddet içermeyen her düşünce serbest değil veya şiddet içermeyen düşünceyi savcı ve hâkim hangi kriterlere göre ayıracak. Her halde önce düşüncenin yandaşlık unsuruna bakacaklar yandaşsa serbest, yandaş değilse “öperim” desen bile ya ısırırsa diye terör ve şiddet.
Hâlbuki ne zaman çıkacağı belli olmayan paketle uğraşacaklarına CHP nin bu konuda verdiği yasa teklifini düzenleseler aynı şike yasasında ve milletvekillerine zam yasasında olduğu gibi anlaşsalar daha kolay ve çabuk olmaz mı? Olmaz, neden mi? AKP, milli iradeyi temsil ediyor onların hazırlamadığı ve desteklemediği bir yasa çıkarılamaz bu da demektir ki hapisteki milletvekilleri, aydınlar, gazeteciler, askerler, Atatürkçüler, ulusalcılar daha çok bekleyecekler.
Bir de işin başında ki şahıs Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay demek ki bu paket ele yüze bulaşacak ve bu günleri de arayacağız.
İMAM YELLENİNCE…
TRT Genel Md. Kürt sanatçı Rojin için “asüfte kadın (oynak, hafif kadın) demiş. Bu üslubu beğenmeyen RT ve Müz’iç mahlûk sanatçıdan özür dilemiş ve genel müdürü ikaz etmişler. Niye kızıyorlar ki bu üslubu yerleştiren onlar değil mi? Malum ‘imam yellenince cemaat sı..rmış’. Bir de genel müdürün hakaret ettiği sanatçı Rojin değilde kendilerine muhalif örneğin Müjdat Gezen veya Fazıl Say olsaydı yine özür dilerler miydi?
GÜNAH KEÇİSİ CHP
Gece yarısı yangından mal kaçırılır gibi AKP nin önergesi ile çıkarılan milletvekili zamları AKP li milletvekillerinin yanında iki CHP lininde önergeye imza mı attı yoksa kabul oyumu kullandığı, gurup başkan vekillerinin hangi önergeyi imzaladığı belli olmayan bir karmaşa içersinde çıkarıldı…
AKP lilere hiçbir şekilde hesap sorulmazken ve AKP den çıt çıkmazken iki CHP li çarmıha geriliyor. Parti kaynar ve milletvekilleri gurup yöneticilerini suçlarken soluğu disiplin kurulunda aldılar. CHP karıştı, bu milletvekilleri üzerinden adeta günah keçisi ilan edildi, milletvekilleri konuştukça CHP deki sahipsizlik ortaya çıkıyor. Şimdi de yok efendim Cumhurbaşkanı veto etmeliymiş, yok anayasa mahkemesine giderlermiş, yok farklar iade edilmeliymiş vs vs… Böyle bir krizi idare edemeyenler devleti nasıl idare edecekler merak ediyorum
BİLİMSEL TERÖR
Marangoz hatası olarak değerlendirilen İçişleri Bakanı hükümetin yeni hazırladığı demokrasi paketi için öyle laflar etmiş ki bu adamdan değil içişleri bakanı bakanlık kapısına bekçi bile yapılmaz. Ama RT nin İstanbul Belediye ekibinden olursan başına böyle devlet kuşu konar ve abuk sabuk konuşursun.
Bakın neler söylemiş “Terörün başka ayağı var. Bilimsel terör var. Resim yaparak tuvale yansıtarak, şiir yazarak şiirine yansıtıyor. Günlük makale, fıkra yazarak oralarda bir şeyler yazıp çiziyor. Hızını alamıyor, terörle mücadelede görev almış askeri, polisi doğrudan çalışmasına, sanatına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyor. Masum dernektir, bakarsınız kültür derneği, bakarsınız eğitim derneği…”
Demek ki yeni demokrasi paketinde resim, şiir, fıkra, makale yazmak derneklere üye olmakta terör suçu olacak hem de bilimsel terör suçu. Yukarıda yazmıştım foyası erken çıktı bu paketin Beşir Atalay’la İçişleri Bakanının hazırlayacakları demokrasi paketi bize bu günleri aratacak. Hele bir de oralarda bir şeyler yazıp çiziyor lafı var ya benim yazılara cuk oturuyor. En iyisi pılı pırtıyı toplayıp bu işe son vermek. Meyhane, lokanta, yemek yazmak daha garanti oradan da suç bulurlarsa ne diyeyim. Evet en iyisi bu 2012 de yazılar “Estikçe” yazılacak. Allah sonumuzu hayırlı eylesin.
HELAL NOEL BABA
Keşan Müftüsü “…Noel Baba uyduruk eve baca veya pencereden giriyor. Eve kapıdan girilir Kuran böyle yazıyor. Doğru dürüst biri olsa kapıdan girerdi… diyerek fetva vermiş. İstermisin Diyanet İşleri Başkanlığı Noel Babanın İslam âleminde uyacağı kurallar diye fetva yayınlasın ve uyduruk Hıristiyan Noel Baba olsun Müslüman Noel Baba. Olmaz olmaz demeyin bu kafada müftü olduktan sonra bu da olur. Hem de Helalinden olur Helal Noel Baba.
İZMİR’E YASAK
AKP, İzmir’de belediye başkanlığını almak için her türlü kozu oynuyor. Onlarca müfettiş, polis, özel yetkili savcı, gözetim altına almalar, tutuklamalar. Yetmemiş Sayıştay 60 yaş ve üzeri kişilerin 175 TL karşı 750 biniş için kullandığı kart uygulamasına son vermiş. Gerekçe yasaya uygun değilmiş ve yeni düzenleme yapılmalıymış. (Gerçi bu düzenleme yapılırsa iyi olacak bedel yüksekti daha makul bir fiyata düşürülmeli) Sayıştay’ın yaptığı bir tek bu değil daha öncede belediyenin sokaklardaki kaldırım ve asfalt çalışmalarından hane sahiplerinden katkı payını alınmasını da istemişti. Aksi takdirde kamuyu zarara uğratma suçu gelsin polis, gelsin tutuklama ve çıkarılan milyonlarca lira zimmet. Ancak bu işlemler Ankara ve İstanbul belediyelerinde uygulanmıyor. Malum onlar AKP li ve oradaki vatandaşlar AKP nin sevgili kulu CHP li belediyelerin vatandaşları ise ikinci sınıf vatandaş ya biat eder oyu verirsin ya da kartın iptal edilir veya kaldırım katkı payını ödersin.
YA TERSİ OLSAYDI
Yine ihmal, bu şehitlerin suçluları kim? Hesap sorulmayacak mı? Ne zaman istifa edeceksiniz? İki elimiz yakanızda, heronlar, termal kameralar, istihbaratçılar nerede? İstihbarat yok, kaçakçı zannetmişler. Silahları, katırları görmemişler.
Böyle başlıkla çıkacaktı bu günkü gazeteler eğer dün sınırı geçerken tespit edilen ve uçaklarla etkisiz hale getirilen 35 kaçakçı terörist olsaydı ve bastıkları karakolda şehitler verilseydi. Aynı daha önce ki baskınlarda olduğu gibi, biz onları kaçakçı zannetmiştik, çoban ve sürüleri olarak değerlendirmiştik zarar vermek istemedik değerlendirmesi yapılsaydı gelip basacaklardı ve başlıklar farklı olacaktı. TSK karalanacak, kara propaganda başta hükümet üyeleri olmak üzere yandaş basında alıp başını gidecekti.
Öldürülenler sigara ve mazot kaçakçılarıymış, masummuşlar, sivil vatandaşlarmış, bu işi hep yaparlarmış, aynı ailedenmişler, içlerinde lise talebeleri varmış, bazıları korucu akrabasıymış birisi gazi çocuğu imiş. Bu gün atılan başlıklar bunlar aynı şehitlerin biyografileri gibi kaçakçı biyografileri, kaçakçıyı masum gösterme çabaları, emniyet güçlerini, devleti karalama kampanyaları, yine istihbarat açığından bahis neden ve niçinler için devletten hesap sorma ama bu sefer sivil olarak adlandırdıkları kaçakçılar için. Hiç kimse terör kamplarının bulunduğu Sinat – Haftanin bölgesinde ne yapardı, katırları giderken ne götürdü, kaçak malları PKK’lılardan mı aldı karşılığında lojistik destek mi yaptı sorgulayan yok. Bunlar yasak bölgede, askeri güvenlik bölgesinde ne yapardı, kaçakçılık ne zamandır suç olmaktan çıktıda masum bir eylem halini aldı bunları da sorgulayan yok. Kısacası yavuz hırsız ev sahibini bastırma çabasında.
Hükümet üzüntülerini bildiriyor, Genelkurmay Başkanlığı baş sağlığı diliyor ya tersi olsaydı ne olacağını düşünen ve irdeleyen yok. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali bölgede görev yapanlara Allah kolaylık versin. Tespit eder vurursun suç, vurmazsın suç. En iyisi kaçakçılara ve bölgede dolaşanlara masum sivillere! Birer yaka kartı verilsin. ‘Hamili kart sahibi terörist değildir masum kaçakçıdır’ kaçağa giderken karakoldan alsın dönüşte versin hem de güzergâhını belirtsin ki vurulmasın.
Burada yapılması gereken olayın tekrarlanmaması için bu yörede yaşayanların ekonomik olarak güçlendirecek ve kaçakçılık yapmayacak şekilde geçimlerini sağlayacak tedbirlerin alınmasıdır. BDP bunun kavgasını yapmalıdır, olayı insan haklarının ihlali olarak değerlendirenler öncelikle bu insanların insanca yaşamaları için neler yapılacağının çözümlerini sunmalıdırlar yoksa olayı terörü daha tırmandıracak ve ortalığı yakıp yıkacak bir saldırganlıkla çözmeğe çalışmak basitlik, çözümsüzlük ve yeni olaylara kapıyı açık bırakmaktır.
Not: Bunlar terörist değildi diyenler cenazelere örtülen bayraklara ve örtülere baksınlar orada her şey apaçık ortada.
GÜNAH KEÇİSİ CHP -2
Parti içersinde ki milletvekillerine zam çalkantısını komisyona havale eden CHP’ye en büyük destek Kılıçdaroğlu’nun yasayı veto etmesi için mektup yazdığı Cumhurbaşkanından geldi. Yasayı kısmen veto etti bazı kıyaklı, akçeli maaşlar devam edecek bir bölümü yani % 100 lük zam iptal edildi ve ilk defa CHP gündeme hâkim olabildi. Ama bu devleti nasıl idare edecekleri şüphelerimi yok etmiyor.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.