YAVUZ LOKANTA /SEYREK
Seyrek’te nereden çıktı İzmir’e kıran mı girdi demeyin. Spor salonundan arkadaşlar Mustafa ve Sait Bey karar vermişler Yılmaz bey’e de tebliğ etmişler e kambersiz düğün olmaz. Hele ben olmayınca Yılmaz Bey konuşamaz dili şişer düştük yola. Seyrek Menemen’e bağlı bir belde İzmir’in banliyösü ara yollardan gittik dönüşte alkolden kaçacağımız yolu da öğrenmiş oldum. Özellikle Foça dönüşü işe yarar.
Neden Yavuz lokantası Sait Bey Seyrek’in eniştesi pek methetti. Yazının sonunda söyleyeceğimi baştan yazayım methettiği kadar var etler nefis mekân ufak ama tertemiz pırıl pırıl, aile işletmesi baba ocakta, çocuklar serviste. Seyrek’te meydanda yanı kasap nerede ise cami ile sırt sırta. Lokanta saat ikiye kadar öğle yemeği tabldot gibi hizmet veriyor sonrasında klasik meyhane havasına dönüyormuş. Sait Bey enişte olmanın avantajını kullanıyor ve kavurmalık eti kendisi kasaptan alıp ocağa teslim ediyor. Sucuk ve her türlü et var birkaç çeşit zeytinyağlı günlük.
İçecek olarak bir 70 lik yeter mi derken kilolukta karar kılınıyor. 4103 sokak levhası manzaralı pencereden köy meydanını seyrederken yoğurt, salata servis ediliyor ve kızarmış ekmek eşliğinde ilk kadehler kaldırılıyor. Sucuk fazla yağlı değil kıvamında ve sohbet ilerledikçe Yılmaz Bey’in nasıl döndüğü meydana çıkıyor.
Kadehler ilerledikçe kiloluk rakının yetip yetmeyeceği tartışılırken kuzu kavurma arzı endam ediliyor. Hiçbir yerde yiyemeyeceğiniz şekilde zeytinyağı ile yapılmış yağı biraz da kaçırmış usta, sapsarı parıldıyor bandığınız ekmekte yağın rengi kendini gösteriyor tadı da gayet güzel. Mustafa Bey kuyruk yağı ile yapılanı tercih ettiğini söyleyince hemen kurban kavurması tarifine başlıyorum ve karar veriyoruz bir daha ki sefere kendi yağında yaptıracağız.
Ne olacak bu memleketin hali muhabbetine giriyor ve çıkıyoruz Yılmaz Bey üçümüzün karşısında pes ediyor. Zaten kayıt altına alındığından rahatsız sesi soluğu çıkmıyor. Vatanı kurtarmayı başka bir güne bırakıyoruz zaten kiloluğun dibine de gelmişiz. Bu arada aklıma Mustafa Bey’in yaptığı Adana kebap geliyor ve iddia ederim İzmir çukurunda böyle nefis kebap yapan bir mekân yok. Tadı damağımda kalan bu lezzeti tekrarlamaya karar veriyoruz.
Tatlı olarak Höşmerim cevizle servis ediliyor bi de cevizleri inceltseler iyi olacakmış ama nazar boncuğu olsun diyorum. Mustafa Bey ‘helva diyor, ben küçük bir parça helva isterim’ hemen yanda ki bakkaldan alınıyor ve hepsi masaya geliyor beş parça ve de yanında limonu ile. Anlayacağınız gönlü zengin, eli zengin bir mekân burası.
Hesap et dâhil adam başı 35 TL. Yeme de yanında yat dediklerinden. Dönüş için otobüs bekler ve soğuktan titrerken Bostanlı da nerede devam edelim hesabı yapılıyor. Önce hepimiz niyetli gibiyiz ama otobüsten inip metroda ayazda bekleyince ki soğuktan asansöre sığınıyorum aklımız bir an önce eve gidip ısınmayı düşünüyor ve öyle de yapıyoruz.
Sonuç bu dört kişiye kiloluk az tekrar gidilecek ve adam gibi içilecek ve otomobille dönülecek. İzmir de ki lokantalardan sıkılanlara sessiz, sakin, güzel et yemek isteyenlere tavsiye edilir.
27.01.2012