CERİDE

CERİDE 07.07.2019
Çanakkale Zaferi için düzenlenen etkinlikte okunan duada Atatürk’e yer verilmemesine tepki gösteren ve salonu terk eden Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül’ün tayini Hatay’a çıkınca bazı medyada konu “sürgün” olarak değerlendirilmiş.
Önce şunu belirteyim ki Önder Albay o göreve gitmeseydi bir başkası gidecek ti. Bir başkasının gitmesi sürgün olmuyor da Alb. İrevül’ün tayini niye sürgün olsun. Gider görevini yapar. Orada da haddini bilmeyenlere haddini bildirir. Bunu yapacağını ve yılmayacağını da mesajında belirtiyor sevgili albayım.
“Bekliyor muydum? EVET.
Şaşırdım mı? HAYIR.
Pişman mıyım? HAYIR.
Yorgun muyum? EVET.
Üzgün müyüm? HAYIR
Kızgın mıyım? EVET.
Karamsar mıyım? HAYIR
İsyan ediyor muyum? HAYIR
Yapılanı madalya olarak görüyor muyum? EVET
Çünkü ben HARBİYELİYİM.”
Bu satırları yazan kardeşimi kutluyor ve generallere örnek gösteriyorum Neden mi hani şu mesele “Eşşek meselesi”

HUZUR HAKKI
Asgari ücretin net 2bin 20 tl, en düşük memur maaşı 3740 tl, en düşük memur emekli maaşı 2536 tl, SSK’lı emeklinin maaşı 1992 tl, Bağ kurlu esnafın maaşı 1684 tl olduğu bir ortamda;
Sözcü gazetesi yazarı Çiğdem Toker’in haberine göre THY yönetim kurulu üyeleri maaşları haricinde yılda 244 bin 720 TL huzur hakkı parası alıyor.
TÜBA, Türkiye Bilimler Akademisi konsey üyelerine ödenen huzur hakkı ise 18bin tl ye yükseltilmiş.
Yeni kurulan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ise maaşlarını 18bin tl olarak belirlemişler.
Bu huzur haklarını nasıl belirlemişler bilmiyorum ama çay simit hesabıyla belirlemedikleri garanti…

ZENGİN VE FAKİR
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2018 Yılı Genel Faaliyet Raporu’na göre, İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken para yaklaşık 130 milyar liraya ulaşmış durumda. İşsizlik ödeneği için 2018 yılında 1 milyon 635 bin 111 kişi başvuruda bulunmuş ve 841 bin 847 kişiye toplam 4.8 milyar lira ödeme yapılmış. Geriye kalan 125 milyar tl nin akıbeti hakkında açıklama yok.
İtibardan tasarruf olmaz diyerek devasa Ankara/Beştepe devasa bir saray yaptıran, Okluk koyunda yazlık, Ahlat’ta baharlık saray inşaatları devam eden onlarca uçağı, yüzlerce koruma aracı, binlerce koruması olan, sarayda verilen yemeklerde adı duyulmamış yemekleri ikram eden Cumhurbaşkanlığı’nın başlangıç ödeneği örtülü ödenek hariç 845.3 milyon lirayken yıl sonu ödeneği ise 1.7 milyar liraya çıkarılmış, yıl sonunda gerçekleşme ise 1.6 milyar lira olmuş.
Bir tarafta para varken işsizlerden sakınılan 125 milyar lira diğer tarafta ilave bütçe ile idare edilen ve tasarruftan nasibini almamış bir Cumhurbaşkanlığı…
EDEPSİZ KİM?
Cumhurbaşkanlığında Yüksek İstişare Kurulu kuruluyor ve atamalar yapılıyor. Öncelikli atananlar bu görevi kabul eden eski TBMM Başkanları sonraları asker ve sivil üst düzey bürokratlardan da atama yapılması bekleniyor. Ne görev yapacaklar, kaç kişi olacakları belli değil. Belli olanlar ise atananların açıklamasına göre “Meclis başkanları olarak devlet bize araç verdi. Mecliste bir büromuz var. Korumamız var. Emekli maaşımızı alıyoruz. Paraya pula ihtiyacımız yok.” İşte bu para pula ihtiyacı olmayanların maaşları 13 bin tl olarak açıklanıyor sonrasında ise ilk yaptıkları toplantı da maaşları 18 bin liraya çıkarılıyor.
Bu göreve atanmasını “İnsani ve İslami görevim” diyerek kabul ettiğini açıklayan Eski TBMM Başkanı namı maruf “Sulu Göz” Bülent Arınç katıldığı bir televizyon programında asıl işinin arabuluculuk olduğunu ve ekmek parasını buradan kazandığını söyleyerek maaşları ile ilgili sorulama yapan ve eleştirenleri “Ben ne alacağımı düşünmüyorum ki bi takım edepsizler bunun üzerine yorum yapıyor…” “…ne kadar edepsiz bir hareket” “…elimde imkân olsa bu hainlikleri yapanların hepsinden hesap sorarım” diyor.
Sözlük anlamı ile ‘edepsiz’ “Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz”
İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Önce bu söz için sulu göz aynaya bakacak ve de şunu unutmayacak “vatandaş sorgular ve hesap sorar o aldığın maaş onun kazancından verdiği vergilerle ödeniyor.” Siyaseten biat a alışmış ve alıştırılmış olabilirsiniz, sorgulamaz ve araştırmazsınız bu sizin fıtratınız da olabilir ama bunu herkesten bekleyemezsiniz ve o kelimeyi kullanamazsınız. Lütfen aynaya bakın ve bir daha bakın ve de bu milletin yakasından artık düşün.

ERGENEKON DAVASI DEMOKLESİN KILICI
12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul Ümraniye’de bir gecekonduya yapılan baskında 27 el bombası bulunduğu açıklandı, gözaltılar başlarken soruşturma genişledi ve 12 yıl sürecek Ergenekon davası başladı…
Gözaltılar asker, sivil, gazeteciler, bilim adamları, siyasetçiler kısaca toplumun her kesiminden insanlar la sürdü. Sonuçta bir ilk oldu ve eski Genelkurmay Başkanı da tutuklandı. 12 yılın sonunda 4ü hariç 235 sanık “silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık” suçlarından beraat etti.
Bu beraat kararından sonra beklentim beraat edenlerin bu davaya siyaseten müdahil olanlar hakkında suç duyurusunda bulunup haklarını aramaları idi.
Ancak davanın savcısının mahkemeye yazı yazarak “müddeti muhafaza talebinde” bulunması ve “Usul ve yasaya aykırı hususları içermesi nedeniyle, yukarıda zikredilen kararın bozulması için temyiz yoluna gidilecektir. Temyiz layihamızı hazırlama üzere, gerekçeli kararın Başsavcılığımıza tebliği kamu adına talep olunur” ifadelerini kullanması bu davanın daha çok su kaldıracağını gösteriyor. Kısaca savcı bu isteği ile siyasilere zaman kazandırırken sanıkların üzerinde Demokles in kılıcı sallanmaya devam ediyor.
DÜN DÜNDÜR BUGÜN BU GÜN
MHP Lideri iktidarın etkin ve yetkin destekçisi Devlet Bahçeli, Gezi davasının başlaması ile yaylım ateşine başladı ve sahibinin sesi olarak görevini yapıyor
Aynı Devlet Bahçeli, 7 Haziran 2013 günü yani tam 6 yıl bir ay önce Gezi protestoları konusunda şöyle konuşuyordu:
“Çevre hassasiyetinin tetiklediği, yeşili ve doğayı koruma kararlılığının uyandırdığı kişisel özgürlük arayışları, kimlik ve kişilik izharları elbette değerli, elbette muteber bir insani tutumdur. Hükümetin baskı, eziyet ve zorbalıklarına; her şeyi belirleme ve tayin etme saplantılarına; kimseyi dinlemeyen, anlamayan ve aldırmayan antidemokratik sapmalarına Taksim Gezi Parkı’ndan iyi bir cevap verilmiştir. Demokratik haklarını masumane vasıtalarla savunmak amacıyla meydanların dolduranlar, düşüncelerini bu yollar duyuranlar, hepsinden önemlisi de otoriter mizaç ve simalara karşı duranlar gerekli mesajları vermişlerdir. Taksim Gezi Parkı eksenli hadiselerin bundan sonra sürmesi halinde; Türkiye için öngörülmesi, üstesinden gelinmesi ve telafisi çok zor olay ve provokasyonlara zemin ve saha açacağı tartışma götürmez bir gerçekliktir.”
KIRMIZI ERİKLERİ KİM YİYECEK
Rusya/Novorossiysk Limanı’nda Türkiye menşeli 23,4 ton kırmızı eriğe Akdeniz meyve sineği larvaları içerdikleri gerekçesiyle el konulmuş geri gönderilmiş. Şimdi, merak ediyorum domates ve kirazlardan sonra kırmızı erikleri kimler yiyecek…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: